Hoşgeldin, Ziyaretci! [ Üye Ol | GirişRSS Feed

About

  • Member Since: 01 Ocak 1970

Description

Ads / Latest items listed
ulus-escort-bayan-gulay
 

 

Ulus Escort Bayan Gülay

Ulus Escort Bayan Gülay Sevdikleri şekilde kendilerine hizmet edecek olan elit escort bayanlar ile kaliteli bir birliktelik yaşamak isteyen elit beylere sını...

No views yet

yenimahalle-escort-bayan-sanem-2
 

 

Yenimahalle Escort Bayan Sanem

Yenimahalle Escort Bayan Sanem Gerek iş yerlerinde gerekse de sosyal hayatta karşılaştıkları sorunlar nedeniyle kendilerini mutsuz hisseden beyler kendilerin...

No views yet

yenimahalle-escort-bayan-cemre
 

 

Yenimahalle Escort Bayan Cemre

Yenimahalle Escort Bayan Cemre Her elit beyin özel birliktelik yaşamaya ihtiyacı vardır özellikle de kendilerini biraz mutsuz hisseden elit beylerin güzel ve...

No views yet

balgat-escort-bayan-basak
 

 

Balgat Escort Bayan Başak

Balgat Escort Bayan Başak Her elit bey haz dolu ve seks dolu anlar yaşamak ister .Bunun için bazı şartlar vardır .Partnerin seksi ve güzel çok önemlidir .Sek...

No views yet

 

 

Ulus Escort Bayan Melda

Ulus Escort Bayan Melda İnsanlar ilişkilerinde başarılı olmak isterler bunun için de kendilerine en iyi şekilde yardımcı olacak partnerler ile ilişki yaşamak...

No views yet

Page 3 of 223 1 2 3 4 5 223
Posts / Recent blog posts

Memurlara 1 Ocak darbesi

| Ankara Escort | 09 Kasım 2014

Memurlara 1 Ocak darbesi!

Yaklaşık 2,5 milyon memur 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle kapitalizmin kural tanımaz rekabet anlayışı ile kafeslenmek isteniyor.

Güncelleme:21 Kasım 2012 11:48

Memurlara 1 Ocak darbesi!

Siyasal iktidarın, kamu çalışanlarına yönelik liberal uygulamalarını, sessizsedasız hayata geçirilmeye devam ettiğini söyleyen Eğitim Bir Sen İstanbul 1 NoluŞube Başkanı Emrullah Aydın çarpıcı açıklamlarda bulundu…

BU ANLAŞMA NE ANLAMA GELİYOR?

Dünya ticaretininliberalizasyonu anlamına gelen Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Anlaşması(GATS) 1947 yılında imza altına alınmıştır. Dünya ülkelerinin yarıdan fazlasının imza koyduğu söz konusu anlaşmayı, Türkiye 1994 yılında imzalamış, 25 Şubat 1995 yılında iseTBMM’nin onaylanması ile bu doğrultuda çalışmalar alttan alta yürütülmüştür. Çalışanları, kapitalizmin olmayan insafına terk etme anlamına gelen bu anlaşmanın,sol bir partinin hükümet ortağı olduğudönemde TBMM’de onaylanmış olması ise ayrıca düşündürücüdür(Bilindiği üzere 1994-1995 yıllarında DYP-SHP koalisyonundaki 50. Hükümet görev başında idi). Bu anlaşmadansonra her geçen gün, kamu çalışanlarının aleyhine işlemiştir (Haksızlık yapmama adına 54. Hükümet ve Rahmetli Başbakanı müstesna edilebilir).

SENDİKALI SAYISI HIZLA AZALDI

Antlaşmanın hızlı şekilde hayata geçirildiği alan, yerel yönetimler olmuştur. Belediyede çalışan taşeron işçi sayısı üç-beş bin iken, bugün bu sayı yüzbinlerle ifade edilmektedir. Belediye yetkilileri ile görüştüğünüzde daha az bütçe ile daha fazla hizmet verdiklerini gerine gerine anlatarak, taşeronlaşmanın hikmetlerinden dem vururlar. Niye vurmasınlar ki? Sendikalı sayısı sözleşmelilikle birlikte hızla azaldı ve hikmetinden sual olunamaz belediye başkanları oluştu. Öyle ki; bırakın eleştiri yapabilmeyi, bebek yapmak bile artık işverenin iznine tabi oldu. Öyle her istediğinde eşler çocukyapamazlar, her an kendilerini kapıda bulabilirler. Belediyeci gözüyle bakıldığında geçmişe göre her şey daha güzel. Lakin insanlık gözüyle baktığınızda utanılacak bir durumla karşılaşıyorsunuz. İnsan sormadan geçemiyor. Her şey daha ucuza ve daha iyi oldu da ne oldu? Su faturalarındaindirim oldu da biz mi duymadık? Emlak vergileri mi düştü? Yoksa ruhsat harçları mı? Aksine zam üstüne zam geldi.

‘UCUZA ÇOK İŞ YAPILDI’

Çalışanların kadrolu olduğu dönemde, personel giderlerinin fazla olduğu ve kaliteli iş üretilmediği, aynı hizmetin taşerondan alınmasıyla birlikte, daha ucuza daha çok iş yapıldığı söylenir. Bu teze katılmak mümkün değil. Öncelikle insanlık ahlak ve onuru nedeniyle bu teze karşı durulmalıdır. Türkiye gibi işsizlik oranının yüzde onlarda olduğu bir ülkede her zaman daha ucuz işgücü bulmak mümkündür. Hal böyle diye köle sistemine rıza göstermek, her şeyden önce ahlaki olmayıp, hiçbir dinde de yeri yoktur. Ayrıca, taşeronlaşma ile işin daha ucuza yapıldığı da kocaman bir yalandır. Aslında bütçeden daha fazla para çıkmasına karşın, bu para, alın terinin sahibinin cebi yerine yandaş patronların cebine girmiştir. Yani çalışanın ekmeği küçültülüp, işverenin ekmeği büyütülmüştür.

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde bütçenin her açığı, kamu çalışanlarına ve alın terine fatura edilmiştir. Kriz dönemlerinde, sermayenin ürkütülmeme ilkesi bahane edilerek, holdingler daha da büyütülmüştür. Yani ülkenin yükünü hep çalışanlar çekmiş, ancak kaymağını sermayedarlar yemiştir.
Çalışanları daha az bir ücrete mahkûm ederek, daha fazla verimi amaçlayan bu sistemin, ilanihaye dayanacağı kıyıların bir kölelik sistemi olduğunu görmemek aptallık olur.

HANİ HER ŞEY İNSAN İÇİNDİ?

Hani hizmetin merkezinde insan vardı? Hani insanlar tüm haklarını insan olarak dünyaya gelmiş olmakla elde ediyordu? Sözleşmeli kölelik sisteminde bu hakların hangisinden söz edilebilir?
Peki;bugünkü çalışma hayatının kokuşmuşluğu böylemi devam etmeli, bu sorun nasıl çözülecek?

Öteden beri söylediğimiz çözüm önerisi “etkin denetim sistemidir”. Elbette işinin hakkını verenle vermeyen bir olmamalı. Elbette vicdanının sesine kulak kabartanla cüzdanının sesine kulak kabartan ayrıştırılmalıdır. Devleti deniz kendini keriz görenle, alın terini ve kul hakkını kutsal görenler mutlaka bir tutulmamalı. Bu ayrım ancak objektif, tarafsız ve adil bir denetimle sağlanabilir.

Gelinen noktadasürecin sonuna yaklaşılmış olup, çok önemli bir kırılma dönemine girmiş bulunmaktayız. Bu dönemin adı; “memurun iş güvencesini kaldırma”. Yılbaşıyla birlikte yürürlüğe konulması öngörülen bu değişikliğe bakıldığında; esnek çalışma(part-time), verimliliği artırma, esnek mesai saati(homeoffice), performansa göre ücretlendirme, az çalışana az, çok çalışana çok maaş ve en önemlisi iş garantisinin kaldırılarak sözleşmeli köleliğin hayata geçirilmesidir.

1 OCAK’TA DEPREM GELİYORUM DİYOR

Evet, 1 Ocak 2013 Tarihinde deprem geliyorum diyor. Bu depreme karşı tüm sendikalar ve çalışanlar, birlikte, omuz omuza tedbirler almak ve mücadele etmek zorundadır. Klasik muhalefet anlayışı terkedilip, kör döğüşünden vazgeçilmelidir. Sendikalar birbirlerini itham etmekten, birbirlerine çelme takmaktan vazgeçerek ortak mücadele zemini oluşturmalıdır. Günübirlik,politize olmuş söylem ve açıklamalar yerine, geçmişte olduğu gibi “emek platformu”oluşturulup, ortak ve güçlü ses çıkartılmalıdır.

Emrullah AYDIN
Eğitim Bir Sen İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı

 

 

Kaynak:Mynet.Com

Gazze de Ateskes Sağlandi

| Ankara Escort | 08 Kasım 2014

Gazze’de ateşkes sağlandı

İsrail’in Gazze üzerine düzenlediği saldırıların sekizinci gününde, bu akşam TSİ 21.00’den itibaren geçerli olacak bir ateşkes ilan edilmesi üzerinde uzlaşıldı.

Güncelleme:21 Kasım 2012 19:33

Gazze’den 8 gündür süren saldırıların ardından ateşkes sağlandı. Açıklama ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Mısır Dışişleri Bakanı Kamel Amr tarafından yapıldı.

Şartları henüz tam netleşmeyen anlaşmaya göre; İsrail Filistin liderlerine yönelik suikastleri durduracak ve Filistinlilere seyahat kolaylığı getirilecek.

Anlaşma saat 21.00’den itibaren yürürlüğe girdi.

Ortak düzenlenen basın toplantısında konuşan Clinton, “ABD, İsrail’le Filistinli gruplar arasındaki ateşkesi, füze saldırılarının ve şiddetin sona ermesini memnuniyetle karşılıyor. Bölge halkları, korku duymaksızın yaşamayı hak ediyor. Mısır’a bölgesel liderliğinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
AMR: TÜRKİYE DE KATKI SAĞLADI
Amr ise sürece Katar, Türkiye ve BM’nin de katkı sağladığını belirtti ve “Bu çabalar ateşin kesilmesi, son günlerde yaşanan kan dökümüne bir son verilmesi yönünde bir uzlaşıyla sonuçlandı” diye konuştu.

İSRAİL DOĞRULADI
Açıklama İsrail tarafından da doğrulandı. Ancak yapılan açıklamada Hamas’ın ateşkes için öne sürdüğü şartlardan biri olan ‘ambargo’nun kalkmayacağı belirtildi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise “Ateşkes çökerse tepkimiz daha sert olur” diyerek yine gözdağı verdi.

OBAMA’DAN MURSİ VE NETANYAHU’YA TEŞEKKÜR
Öte yandan ABD Başkanı Barack Obama Mısır Cumhurbaşkanı Mursi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefon görüşmesi yaptı.

Mursi’ye sürdürülebilir bir ateşkese varılmasına dönük çabaları ve ateşkes teklifi üzerindeki müzakerelerde gösterdiği kişisel liderlikten dolayı teşekkür eden Obama, Netanyahu’yu da Mısır’ın ateşkes önerisini kabul etmesinden dolayı takdir etti.

Hamas dün akşam aynı saatlerde İsrail ile ateşkes anlaşmasına varıldığını duyurmuş ancak, bu açıklama Mısır ve İsrail taraflarınca doğrulanmamıştı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Hamas tarafından yapılan ikinci açıklamada ise “Ateşkes için İsrail’den yanıt bekliyoruz” denilmişti.

Dün gece ve bugün de devam eden operasyonlarda hayatını kaybeden Filistinli sayısı 147’ye yükseldi. Hamas tarafından Tel Aviv’e atılan bir roketin bir otobüse isabet etmesi sonucu ise 3’ü ağır 21 kişi yaralandı. İsrail’de toplam ölü sayısı ise 5.

Devam eden karşılıklı saldırılar nedeniyle ateşkes ümitlerinin tükendiği bir anda, ‘ateşkes anlaşmasına varıldığı’ açıklaması Gazze Şeridi’nde sevinçle karşılandı.

Mısır tarafından basın mensuplarına dağıtılan ateşkes anlaşması metninde, ”” ifadelerine yer verildi.
Filistinliler sokağa döküldü

Gazze’de ateşkes ilan edilmesi üzerine, kararı kutlayan on binlerce Filistinli sokaklara döküldü.

Kaynak:Mynet.Com 

Ya köpeklerle evlenirlerse?

| Ankara Escort | 08 Kasım 2014

Haber | Ya köpeklerle evlenirlerse?

Ya köpeklerle evlenirlerse?


TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu 2 gün süren tartışmalarında “evlilik” maddesi üzerinde uzlaşma sağlayamadı. CHP ve BDP, “herkesin evlilik ve aile kurma hakkına” sahip olmasını önerdi. AK Parti ve MHP bunun, “eşcinsel evliliklere” yol açacağını belirterek, “Her kadın ve erkek evlenme hakkına sahiptir” ifadesinin konulmasını önerdi. Komisyondan sızan bilgilere göre adı öğrenilemeyen bir milletvekili ise şöyle dedi: “Bazı ülkelerde insan olmayan şeylerle evlilikler bile duyuyoruz. Gazete haberlerinde kadınların köpeklerle evlendiği yazılıyor. Bu tür örneklerin Türkiye’de görülmemesi için evlilik maddesinin dikkatle yazılması gerekir. Anayasa’nın evlilik hakkının, kadın ve erkeklere tanındığı açıkça yazılmalı.”

“KARŞI CİNSLE EVLENSİNLER”
Komisyonda “Her kadın ve erkeğe evlilik ve aile kurma hakkı” tanınmasıyla ilgili öner üzerinde tartışmalar sürerken bu kez de “Ya kadınlar kadınlarla, erkekler erkeklerle evlenmek isterse?” sorusu gündeme geldi. AK Parti ve MHP’li üyeler bu ihtimalin tümüyle ortadan kaldırılmasını sağlamak için, “Her kadın ve erkeğin karşı cinsten biriyle evlenme hakkı vardır” ifadesinin metne yazılmasını önerdiler.

“TOPA GİRMEYELİM DEDİK AMA…”
Doğrudan, “eşcinsellere evlilik hakkı tanınmasını” istemeyen CHP ise dünyadaki gelişmelere dikkati çekerek Türkiye’nin önünü açacak düzenlemelerin yeni anayasada bulunması gerektiğini vurguladı. CHP’li Süheyl Batum, tartışmadan uzak durmaya çalıştıklarını belirterek, “Topa girmeyelim dedik ama yeni bir anayasa yapılırken 20-30 yıl sonrasını düşünmeliyiz” dedi.

Bu arada CHP dini nikaha karşı olsa da, “dini nikah olsun olmasın” uzun süre birliktelik yaşadıktan sonra ayrılan kadınların da haklarının korunması için anayasal güvence istedi. Partiler tartışmalar nedeniyle evlilik maddesi üzerinde uzlaşmaya varamayınca tüm partilerin önerileri “kırmızı” ile yazılarak alt alta dizilip üst komisyona sunuldu.

Devlet ilk defa bir transseksüele…

| Ankara Escort, ankara escort kizlar, escort ankara | 07 Kasım 2014

Haber | Devlet ilk defa bir transseksüele...

Devlet ilk defa bir transseksüele…

Toplam 4 bin 650 kadının şiddet gördüğü gerekçesiyle devletten koruma talebinde bulunduğu İzmir’de, bir ilk yaşandı.

Habertrük’ün haberine göre, Buca’da oturan transseksüel S.K., arkadaşlık teklifini kabul etmediği için kendisine saldıran ve tehdit eden E.G.’ye karşı devletten koruma talebinde bulundu. Devlet, S.K.’ya 2 ay süreyle koruma verdi.

İzmir’de, 29 yaşındaki transseksüel S.K., yaklaşık 1 yıl önce Alsancak’ta arkadaşlarıyla gittiği birmekânda E.G. isimli kişiyle tanıştı. E.G.’nin arkadaşlık teklifini kabul etmeyen S.K.’nın hayatı bir anda kâbusa döndü. Hemen hemen her gün E.G.’nin “Seni burada barındırmam”, “Bacaklarını kırarım”, “Seni yaşatmam” gibi sözlü saldırılarıyla karşılaşan S.K., dışarı çıkamaz duruma geldi. Sözlü tacizler, yol kesme ve fiziki saldırı durumuna gelince S.K., çareyi İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı‘na başvurmakta buldu. S.K., E.G. hakkında suç duyurusunda bulunarak koruma talep etti. Koruma talebine olumlu yaklaşan Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı AileMahkemesi’ne sevk etti. Dosyayı inceleyen Aile Mahkemesi, talebi kabul ederek 20Mart 2012 tarihinde S.K.’yı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” kapsamında verilen tedbir kararı ile 2 ay süreyle koruma altına aldı.

‘BU KARARI AÇIKÇASI BEKLEMİYORDUM’

Böylece Türkiye’de ilk kez transseksüel ve mavi kimlik taşıyan bir kişi devlet tarafından koruma altına alınmış oldu. S.K.’nın kendisine şiddet uygulayan kişi hakkında davacı olduğu ve davanın da hâlâ devam ettiği öğrenildi. Türkiye’de kendisi gibi birçok kişinin aynı zorlukları yaşadığını söyleyen 29 yaşındaki S.K., “Koruma kararının çıkmasının ardından bu kişinin bana karşı müdahaleleri de son buldu. Bu karar bu açıdan büyük önem taşıyor. Benimmücadelemaynı kaderi paylaştığımarkadaşlarım için de örnek olacaktır. Selçuk Üniversitesi’nde okurken kimlik probleminden dolayı okulumu yarıda bıraktım. Şu an çalışmıyorum. Açıkçası, koruma talebinde bulunurken böyle bir kararı beklemiyordum” dedi. S.K., sözlerine şöyle devam etti: “Haklarımızı sonuna kadar aramamız gerektiğini bir kez daha anladım. Hukuka güvendimve bu güvenimboşa çıkmadı. Tabii ki bu karar önemli bir adımdır. Ancak isteklerimizin tamanlamıyla karşılandığı anlamına gelmez. Ben LGBT (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transseksüel) olmayan bireylerin sahip olduğu hakların bize de verilmesini istiyorum.”

‘AİLEMLE ARAMDA BİR SORUN YOK’

Transseksüel kimliğinin ailesiyle ilişkisini olumsuz etkilemediğini de anlatan S.K., ailesine ilişkin şöyle konuştu: “Biz 7 kardeşiz. 5 ağabeyimve 1 de ablam var. Ben ailenin en küçüğüyüm. Ailemve kardeşlerimle de görüşüyorum. En son Kurban Bayramı’nda beni aradılar. Annemve babamhâlâ Denizli’de yaşıyor. O açıdan çok bir sorun olduğunu söyleyemem. Şu an için buradamutluyum.

‘CEZA ALDIRACAĞIZ’

Uzun yıllardır lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel (LGBT) bireylere dönük ayrımcılıkla mücadele eden ve mağdurlara hukuki destek sağlayan Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği’nin avukatı Kerem Dikmen, E.G.’ye açtıkları davanın halen devam ettiğini ifade etti. Avukat Dikmen, “Bu kararın çıkması tabii ki olumlu. E.G. başka bir suçtan cezaevinde. Biz bu zanlının ceza alması için elimizden geleni yapacağız” dedi. ‘

GÜVENİM BOŞA ÇIKMADI’

Transseksüel S.K., koruma kararının ardından, hukuka güvendiğini ve güveninin boşa çıkmadığını ifade etti.

ankaraseyran bagları

| Ankara Escort | 07 Kasım 2014

Merhaba ben Ankara escort bayan okşan 175 boyunda 70kg’da 92-60-92 ölçülerin’de 25 yaşında şeker tadındayım. Hakkımda anlatılaçak çok şey var ama konumuz SEX. SEXİN sınırsız dünyası için arayacağın kişi benim .Sex te sınırları olmayan ,uyumlu,güvenilir,gizliliğe paylaşıma önem veren, her insanın her duygunun her anın önemli olduğuna sevişen escort bayanım.Benim için Kişisel Temizlik ve hijyen önemlidir. Aynı önemi karşı taraftanda ısrarla beklerim. Görüşmelerimi seyranBagları/baglar caddesindeki kendi hususi evimde gerçekleştirmekteyim…randevu almak için gelmeden 1 saat önceden ararsanız sevinirim… resimlerim yakında gelecektir şuan bir resmim var görüşmek üzere Not:’numarayı siteden aldıgınızı söyleyin lütfen’ Tel 05352056146

Page 3 of 87 1 2 3 4 5 87